HABERLER

“DEVRİM” KARARI

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği karar ile; “Devrim” otomobillerinin ilk yerli otomobil olarak ülke tarihinin bir parçası olması ve bu hususun halk tarafından açıkça benimsenmesi karşısında “Devrim” ibaresinin 12. sınıftaki tüm emtialar bakımından (kısaca taşıtlar ve parçaları) 556 sayılı KHK’nin 7/1-h maddesinde yer alan “kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel değerler bakımından halka mal olmuş” işaretler kapsamında kaldığına ve hiç kimsenin tekeline verilemeyeceğine” hükmolunmuştur.

Kararın tamamı: T.C.ANKARA YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
DOSYA NO: 2017/118 Esas
KARAR NO: 2019/146
KARAR TARİHİ: 14.02.2019

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü; Davacı vekili; müvekkilinin 233 sayılı KHK’ye tabi bir kamu iktisadi kuruluşu olan davacının “Bağlı Ortaklığı” statüsünde faaliyet gösteren kamuya ait bir şirket olduğunu, lokomotif ve vagon imalatı ile iştigal ettiğini, 1961 yılında Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından Devlet Demiryollarının teknik imkânlarıyla bir otomobil yapılmasının istendiğini, bunun üzerine müvekkiline ait tesislerde otomobil üretiminin yapılması için çalışmalara başlandığını, üretilen bu otomobile “DEVRİM” adı verildiğini, şu anda sadece bir adet bulunan ve T…’ta özel camekanlı yerde tutulan “DEVRİM” otomobilinin hâlen çalışır vaziyette olduğunu, Türkiye’de üretilen ilk otomobile verilen “DEVRİM” isminin davalı şirket tarafından 12, 35, 37. sınıflarda 02.03.2007 tarihinde marka olarak tescil ettirildiğini, oysa “DEVRİM” ibaresinin Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk yerli otomobilin adı olduğunu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nin 7/1-h maddesi gereğince marka olarak tescil edilemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin bu adı ilk kez kullanıp ihdas ettiğini ve 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi anlamında öncelik hakkı olduğunu, diğer taraftan davalı şirketin tescil ettirdiğinden bu yana markayı hiç kullanmadığını ileri sürerek davaya konu 2006/08150 sayılı markanın 12. sınıftaki tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkil şirketin “ilk yerli Ferrari” adı altında E… markalı araçlar ürettiğini, “Devrim” ibaresinin de bu aracın modellerinden biri olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece; beş yıllık süre dava tarihinde dolmadığından davacının 556 sayılı KHK’nin 42/1-c ve 14. maddelerine dayalı hükümsüzlük isteminin esastan incelenmesine yasal olanak bulunmadığı, “devrim” sözcüğünün yaygın bilinen ilk anlamı ve genel algı itibariyle belirli bir alanda veya toplumsal olarak hızlı ve köklü değişimlere verilen bir isimden ibaret bulunup, doğrudan doğruya tarihi, kültürel bir değer veya bu nitelikte bir nesne ile özdeşleşmiş olmadığı, davacı delillerinin kelimenin KHK’nın 7/1-(h) bendi anlamında, tarihi, kültürel bir değer ve kişiliği ifade eden bir işaret olduğunu kanıtlamaya yetmediği, 556 sayılı KHK’nın 7/1-(h) hükmünün, dönemsel, bölgesel, sektörel gündem oluşturan, kişi olay veya ürün adlarının değil toplum belleğinde yer etmiş, tarihi veya kültürel önemi ve değeri yaygın olarak kabul görmüş ad ve işaretlerin marka olarak bir kimsenin tekeline verilmesini önlemek amacını taşıdığı, dolayısıyla “Devrim” ibaresinin 12. sınıf yönünden marka olarak tescilinin KHK’nın 7/1-(h) hükmüne aykırılık oluşturmadığı, davacının “Devrim” ibaresini 12. sınıftaki otomobil, kara taşıtları ve parçaları mallarında ticaret markası olarak kullanıldığına dair bir iddia ve delil bulunmadığı, dolayısıyla davacının “Devrim” ibaresi üzerinde markasal olarak kullanımdan kaynaklanan KHK’nın 8/3 hükmü anlamında korunabilir bir hak elde ettiğini kabule de imkan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur. Yerel mahkemece, önceki kararda dayanılan gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

GEREKÇE: Somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirket tarafından 12. sınıf emtia bakımından tescil ettirilen uyuşmazlık konusu markayı oluşturan “Devrim” ibaresi ilk kez 1961 yılında resmî mercilerin verdiği görev doğrultusunda davacı tarafından imal edilip ilk “Türk Malı” otomobil olarak topluma tanıtıldığı ve bu bakımından Türk otomotiv endüstrisi tarihinde önemli bir yere sahip olduğu gibi bu çalışmanın ve çalışma sonucu ortaya çıkan sınırlı sayıdaki “Devrim” otomobillerinin ifade ettiği özellikli yapısı itibariyle de kültürel bir değer kazandığı, 2004 yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında Ankara Ticaret Odası önünde bulunan helikopter sahasında halkın gözlemine sunulduğu, yine 2005 yılında Bursa Makine Mühendisleri Odası tarafından Uludağ Üniversitesi girişinde sergilendiği, ayrıca “Devrim” otomobillerinin imal edilme sürecini anlatan bir sinema filmi yapıldığı, hâlen “Devrim” otomobillerinden birinin muhafaza edilerek davacı tarafından davacıya ait T… tesislerinde halkın ziyaretine açıldığı ve her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edildiği, bu itibarla “Devrim” otomobillerinin Türk tarihi ve kültürü için önemli ve topluma mal olmuş bir değer hâline geldiği anlaşılmaktadır. O hâlde, “Devrim” otomobillerinin ilk yerli otomobil olarak Türkiye Cumhuriyeti sanayi tarihinin bir parçası olması ve bu hususun halk tarafından açıkça benimsenmesi karşısında “Devrim” ibaresinin 12. sınıftaki tüm emtialar bakımında 556 sayılı KHK’nın 7/1-h maddesinde yer alan “kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel değerler bakımından halka mal olmuş” işaretler kapsamında kaldığının ve hiç kimsenin tekeline verilemeyeceğinin kabulü gerekir. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda diretilmesi usul ve yasaya aykırıdır. HÜKÜM: Bu nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı HUMk’nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA 14.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.